RAMAZAN TOPCAN
RAMAZAN TOPCAN
haberkaradeniz@hotmail.com
ET KEMİK, BİR ARAYA GELMEK YETMİYOR
01 Mayıs 2017, 17:35






ET KEMİK, BİR ARAYA GELMEK YETMİYOR

Merhamet; acımaktır.

Merhamet; koruyup kollamaktır.

Merhamet; bilmeyene bildirmektir.

Merhamet; yol göstermektir.

Merhamet; kaybedene buldurmaktır.

Merhamet; başkalarına el uzatmaktır.

İnsandaki acıma duygusu, Hz. Allah’ın rahmet ve merhametinin bir tecellisidir. Sevgiden, merhametten yoksun olmak, manen ölmek demektir. Yüce kapıdan nasipsiz olmaktır.

Her şeyin olduğu kadar, merhametin kaynağı da Hz. Allah’tır. Her hayrın başı olan besmele ve fatiha, Hz. Allah’ın Rahman ve Rahim isimleri ile başlar. Rahman ve Rahim sıfatları gereğidir ki Hz. Allah, simsiyah taşın üzerinde bulunan bir karıncayı sadece yaratmaz, yarattığı bu karıncayı besler, büyütür, nimetler verir, insanları yaptıklarına karşın ödüllendirir, suçları ve suçluları affeder, Peygamberler aracılığı ile insanlara doğru yolu gösterir.

Evet, Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimizin gönderilmesinden Kur’an-ı Kerimin indirilmesine hemen hepsi Yüce Mevla’mızın sonsuz merhametinin gereğidir.

Araf suresi 157. ayet-i kerimede Yüce Mevla’mız şöyle buyurmaktadır: “Onun (Allah) rahmeti her şeyi kuşatmıştır.”

Peygamberlerin, özelde de Efendimizin (s.a.v.) en önemli özelliklerinden birisi merhametli olmalarıdır. Enbiya suresi 107. ayet-i kerimede: Yüce Rabbimiz: “ Ey Resulüm! Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.”

Al-i İmran suresi 159. ayet-i kerimede: ”O vakit Allahtan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın. Şayet sen kaba katı yürekli olsaydın. Hiç şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi. Şu halde onları affet, bağışlanmaları için dua et.”

Tevbe suresi 128. ayet-i kerimede ise: ” Ey Mü’minler! And olsun ki içinizde sizi sıkıntıya uğramanız kendisine ağır gelen size düşkün Mü’minlere şefkatli ve merhametli bir peygamber gelmiştir.” Buyurmaktadır.

Merhamet, sadece peygamberlerin değil, eşref-i mahlûkat sırrına mazhar olmuş Mü’minlerin de en önemli özelliklerinden birisidir.

Fetih suresi 29. ayet-i kerimede Hz. Allah, şöyle buyurmaktadır:”Muhammet (s.a.v.), Allah’ın elçisidir. Beraberinde bulunanlar da (Mü’minler) kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler.”

Beled suresi 11-17. ayet-i kerimelerde ise Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “ Fakat o (insan), sarp yokuşu aşamadı (sınavı kazanamadı). O sarp yokuş nedir bilir misin? Köle azat etmek ya da açlık günlerinde yakını olan yetimi veya aç olup açıkta kalan bir yoksulu doyurmaktır. Sonra iman edenlerden, birbirlerine sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır.”

Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, merhamet konusu üzerinde önemle durmuş, zaman zaman acımasız ve katı davranışlı olanları uyarmıştır.

”Kim, insanlara merhamet etmezse, Allah da ona merhamet etmez.”

”Siz, yerdekilere merhamet edin ki göktekiler de (Allah ve melekler) size merhamet etsin.”

Merhamet, imanın bir meyvesidir. İnsana yaşama mutluluğu veren ilahi bir duygudur. Merhamet, bütün canlıları kuşatır. Bütün canlıları içine alacak kadar geniş kapsamlıdır. Yeryüzünde sürünenden gökte uçana kadar can taşıyan her varlık merhamete muhtaçtır.

Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimizin:

“Yeryüzündekilere merhamet edin ki, gökyüzündekiler de size merhamet etsin.” buyurması merhametin alanının tespiti bakımından son derece önemli bir hadis-i şeriftir.

İslam; çocuklara merhametli olmayı emr ettiği gibi yaşlılara, kadınlara, yetimlere, kimsesizlere, çaresizlere, hastalara, yolculara hâsılı tüm insanlara merhameti şiddetle önermiştir.

Nisa suresi 36. ayet-i kerimede:” Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa, hizmetinizde olanlara iyilik (merhamet) edin.”

İsra suresi 24. ayet-i kerimede: “Onlara (ana-babana) merhamet ederek tevazu kanadını ger ve: “Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni (bakıp) yetiştirdikleri gibi (şimdi) sen de onlara merhamet et” de.”

Ana babalarımızı tevazu kanatlarımız altına alıp korumak Rabbimizin emri olduğu gibi; “Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni (bakıp) yetiştirdikleri gibi (şimdi) sen de onlara merhamet et.” diye onlara dualarda bulunmak da Rabbimizin bize emridir.

Efendimiz; “Küçüklere merhamet etmeyen ve büyüklerin hakkını bilmeyen (saygı göstermeyen), bizden değildir.” Buyurarak çocuklara merhamet edilmesini de emr etmişlerdir.

Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, yüzüne damga vurulmuş bir eşeği görünce şöyle buyurdular: ”Bu hayvanı dağlayana Allah lanet etsin.”

Dahasını ifade edeyim; Hz. Peygamber (s.a.v.), Buhari ve Müslim’de yer alan hadis-i şeriflerinde kötü yola düşmüş bir kadının susuzluktan ölmek üzere olan bir köpeğe su verdiği için Allah (Azze ve Celle) tarafından bağışlandığını,

öte yandan kedisini açlıktan ölmeye mahkûm eden bir kadının bu davranışı nedeniyle cehenneme atılacağını beyan buyurmaları; merhametin Allah (Azze ve Celle) katında ne denli büyük bir davranış olduğunu, ondan mahrum olanın da nasıl cezalandırıldığını anlatması bakımından son derece önem arz etmektedir.

Hz. Abdullah bin Cafer (r.a.) anlatıyor: Bir gün Resulullah (a.s.) beni hayvanının terkisine almıştı. Ensardan birinin bahçe duvarının yanına geldik. Orada bir deve duruyordu. Resulullah (a.s.) devenin inlediğini duydu. Bunun üzerine devenin yanına gitti ve gözlerinin yaşla dolmuş olduğunu görünce hayvanın başını okşadı. Devenin iniltisi kesilmişti. Allah Resulü; “Bu devenin sahibi kim, bu deve kimin?” diye sordu. Ensardan bir genç gelerek, benimdir Ya Resulellah! Diye cevap verdi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.); “Allah’ın sana bahşettiği bu hayvan hakkında Allah’tan korkmaz mısın? Bak o, bana seni şikâyet ediyor; sen, onu aç bırakıp ona eziyet ediyormuşsun” buyurdular.

Efendimizin;

Hayvanların iyi bakılıp beslenmelerini, Zevk için öldürülmemelerini,

Nişan atılan hedefler haline getirilmemelerini,

Hayvanların zevk için dövüştürülmemeleri gerektiğini bizlere ifade etmesi O’nun (s.a.v.) merhametteki zirve halini yansıtması bakımından önemli idi.

Yukarda anlattıklarım bir kere daha şunu göstermiştir ki et kemik bir araya gelmemiz yetmiyor, ruhen de bir araya gelmek zorundayız. Din kardeşliği; bir mesuliyet ister, sorumluluk ister. Din kardeşliği; paylaşmayı gerektirir. Ekmeğini bölüşemeyenler yüreklerini bölüşemez. Gün, paylaşma zamanıdır. Basit, sufli ve sefih duygularla birbirimize hırlama zamanı değildir. Suriye’deki de biziz, Yemen’deki de biziz. Müslümanlar arası birlik, beraberlik ve dayanışmanın kişisel

çıkarlardan ve menfaatlerden çok daha üstün olduğunu unutmayalım. Birbirlerimize merhamet ve hoşgörü ile yaklaşalım. Ufak tefek olumsuzlukları büyütüp din kardeşliğimize zarar verecek her türlü tutum ve davranışlarımızdan sakınalım.

Unutmayalım ki günlük hayatımızda merhamet sınırları aşılıp kişisel çıkarlar galip gelirse o zaman toplumda güven ortamı kalkar, toplumsal düzenimiz bozulur.

Selam ve dualarla…

Ramazan TOPCAN

Balıkesir İl Müftü Yardımcısı

Bu yazı 9928 defa okunmuştur.

Tüm Fotoğraflar    

  13.12.2019
 

13.12.2019..

İzlenme: 1

   
  12.12.2019
 

12.12.2019..

İzlenme: 6

   
  11.12.2019
 

11.12.2019..

İzlenme: 18

   
  10.12.2019
 

10.12.2019..

İzlenme: 21

   
RAMAZAN TOPCAN RAMAZAN TOPCAN
RAMAZAN-I ŞERİF, KUR’AN-I KERİMLE YÜZLEŞMEKTİR
Azmi KANDEMİR Azmi KANDEMİR
RİZE VE RİZELİYİ SEVEN BİR REKTORA İHTİYAÇ OLDUĞUNU BASINDAN ÖĞRENDİM
Orhan Yazıcılar Orhan Yazıcılar
RİZEYE: RİZEYİ VE RİZELİYİ SEVEN BİR REKTÖR LAZIM!...
reşat tula reşat tula
ORDU’DA HARAÇ DÜZENEĞİ Mİ VAR?
B.ALİ KAVALCI B.ALİ KAVALCI
ALMANYA ACI VATAN ADAMA HİÇ GÜLMEYİ

  •  
  •  
  •  

  • Bugün haber eklenmedi.

  • Son 7 gün haber eklenmedi.

  • Bu ay haber eklenmedi.

Tüm videolar