Yıldızlar sahada PTT 1. Liginde bitime iki hafta kala süper lige çıkmayı garantileyen Çaykur Rizespor son maçında 1461 Trabzon takımı ile evinde yaptığı karşılaşma öncesi Çaykur Rizesporda geçmiş yıllarda forma giyen yıldızları bir dostluk maçında bir araya geldiler. Rizenin Türk futbolundaki Zirve ismi Şenol Birol da gösteri maçında forma giydi. 1953ten 1995 yılları arasında kulübün formasını giymiş ve birçoğu Türk futbolunda yıldız olmuş futbolcuların sahadaki mücadelesi izleyenlerden büyük alkış aldı. Rizeli gazetecilerden Faik Bakoğlu`nun yönettiği maçta sahada Türkiye Futbol Federasyonu Başkanvekili Servet Yardımcı, büyük kulüplerin formasını da giyen Hasan Vezir, Hakan Tecimer, Şenol Birol gibi isimlerde sahada yer aldı. Dostluk gösterileri ile başlayan maç 1-1 tamamlanırken maç sonrası futbolcular sahadan birbirlerine sarılarak ayrıldılar. Fenerbahçe, Beşiktaş ve Çaykur Rizesporun da formalarını giyen 76 yaşındaki Şenol Birol sahanın en yaşlı futbolcusu olurken bir penaltı atışından yararlanamadı. Maçın ardından Çaykur Rizespor kulübü başkanı Metin Kalkavan günün anısına katılan tüm futbolculara plaket verdi. Bu güzel etkinliği düzenleyen başta Selahattin Bakır, Recep Ali Aksoylu ve tüm emeği geçenlere teşekkür ederim. Yıldızlardan hatıralar Etkinlik boyunca hatıralarını dinleme şansını yakaladığımız yıldız futbolcuların hatıralarını sizlerle paylaşıyorum Rizespor tüm takımların korkulu rüyası olmuştu Hüsnü Kürkçü : 1980-81 sezonu vatani görevimi yapmak için askere gitmiştim. Rizespor flaş bir takımdı. Bütün takımlara kök söktürüyordu. Osman, Zafer ve Sinan dan muhteşem bir üçlü oluşturulmuş, Rizespor tüm takımların korkulu rüyası olmuştu. Ama ligin ikinci yarısının son maçlarında Rizesporlu futbolcular üzerine görsel ve yazılı basında yapılan açıklamalar takımı olumsuz yönde etkileyerek ve bazı dış etkilerle Rizespor küme düşmüştü. Bu olay beni çok etkilemişti. En çok sevindiğim olay ise; 1987-88 sezonuydu. 1. ligde oynuyoruz. İki maçımız vardı. Biri Sakarya deplasmanı, diğeri de kendi sahamızda Bursaspordu. Durumumuz kötüydü ama bu iki maçı da almamız gerekiyordu. Sakaryaspor ile öyle bir maç oynuyoruz ki tüm Türkiye bizi izliyor. Top bir o kaleye, bir bu kaleye gidip geliyordu. Müthiş bir maç oynuyorduk. Maçın sonlarına yaklaşıyorduk. 3-2 yenik durumdaydık. Bir gol atarak durumu 3-3 yaptık ama bize yetmiyordu. Mutlaka kazanmamız gerekiyordu. Son dakikaları oynuyorduk ve atak üstüne atak yapıyorduk. Son dakikaydı ve müthiş bir gol atarak 4-3 öne geçerek maçı kazanmıştık. Mutluluktan uçuyorduk. Artık Bursa maçını düşünmeye başlamıştık ve son hafta Bursasporu yenerek kümede kalmıştık. O kadar sevinmiştim ki sanki yeniden doğmuş gibiydim. Bu iki maçı hiç unutmam. Bizde büyük bir dayanışma vardı Mehmet Ali Karaca: 1987-88 sezonunda kızılca hamamda kamptaydık. Otelde dahili telefonlarla birbirimize şakalar yapıp neşeleniyorduk. Bir akşam üzeri sol bek Harun, kaleci Adila ben Şekersporun genel kaptanıyım. Seni geçen sezon seyrettim. Çok beğendim. Bizde oynamak ister misin? Şeklinde teklif götürdü. Adil de seve seve deyip otelin önünde buluşma saati verip beklemeye başladı. Adilin gecenin ayazında iki saat otelin önünde turlamasını ben ve diğer futbolcular otel odasından seyrediyorduk. Daha sonra diğer futbolculara da böyle şakalar yapıyorduk. Bizde büyük bir dayanışma vardı. Saha da ve antremanlarda ciddiyet ön plandaydı. Ama serbest saatlerde birbirimize şakalar yapıyorduk. Bu konuda en uzman kişi Harun İlikti. O telefonda karşı tarafı işletirken asla açık vermezdi.

